Bruksizm, dişlerin sıkılması ve gıcırdatılması ile karakterize bir zararlı ağız  alışkanlığıdır. Dişler, yemek yerken ve konuşurken birbirleriyle doğal olarak temastadırlar. Fakat bunların dışındaki temaslar ve çene aktiviteleri dişlere ve çevre dokulara fonksiyon dışı kuvvet uyguladığı için patolojik olarak kabul edilmektedir.

Bruksizm, çocukları ve yetişkinleri benzer şekilde etkilemektedir. Diş sıkma ve gıcırdatma alışkanlığı; gündüz uyanık olunan saatlerde, gece uykuda veya hem gece hem gündüz ortaya çıkabilmektedir.

Aileler açısından çocuklardaki diş gıcırdatma kolay farkedilmektedir. Genellikle geceleri duyulan gıcırdatma ve tıklama sesleri, ağız içi  yumuşak dokularda travmalar ve dişlerdeki hafif, orta ve ileri derecelerde aşınmalar, çocuklarda diş gıcırdatmanın belirtileridir. Aile çocuktaki diş gıcırdatmayı farkettikten sonra, bir çocuk diş hekimi tarafından yapılan klinik muayene ile tanıyı kesinleştirmek mümkündür.

Çocuklarda diş gıcırdatma tanısı;

  • Süt ve daimi dişlerdeki aşınmalar,
  • Çene eklemi sesleri,
  • Geceleri gıcırdatmaya bağlı oluşan sesler,
  • Sabahları çiğneme kaslarında ağrı, rahatsızlık, sızı şikayeti
  • Dil veya yanaklarda çukurlaşmalar
  • Çiğneme kaslarında hacimsel artış ve
  • Yanak-yüz bölgesinde ortaya çıkan ağrılara bağlı olarak tanı koyulabilmektedir.

Uzun süren ciddi bruksizm vakalarında, laboratuar şartlarında uykunun incelenmesi (polysomnografi) ile tanıya varılabilir. Ev video kayıt sistemleri de sesli diş gıcırdatma varlığını ayırt etmeye olanak sağlayan sistemlerden biridir.

 Bebeklerde ve çocuklarda diş gıcırdatmanın nedenleri;

Çocukta diş gıcırdatma tanısı kesinleştikten sonra, en önemli adım neden oluştuğunu tespit etmektir.

Diş gıcırdatma, çocuklarda süt dişlenme ortaya çıktığında başlar ve 7-11 yaş arasında artar. 3 yaşın altındaki bebeklerde görülen diş gıcırdatmalarında psikolojik etmenler veya diş düzensizlikleri gibi sebepler düşünülmez. Çoğunlukla reflü nedeniyle mide içeriğinin ağıza gelmesinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, diş gıcırdatan bebeklerin, dişlerini ve çene eklemini korumak adına diş hekimi kontrolünde olmasının yanısıra, özellikle öksürük, iştahsızlık, sık kulak enfeksiyonu gibi şikayetler de diş gıcırdatmaya ekleniyorsa, bebeğin gastroenterolojik açıdan da değerlendirilmesinde fayda vardır.

3 yaşın üzerindeki çocuklarda bruksizmin kesin nedeni bilinmemekle birlikte, lokal, sistemik ve psikolojik nedenlere odaklanmak mümkündür.

Lokal nedenler, dişlerin birbiriyleriyle olan temaslarında düzensizlikler, yüksek dolgular.

Diş gıcırdatma 7-11 yaş aralığına denk gelen süt dişlenmeden kalıcıya geçiş döneminde sık görülmektedir. Bunun sebebi, bu değişim döneminde, dişlerin birbirleriyle temaslarında ve pozisyonlarında olan düzensizlikleri  farkında olmadan düzeltme çabasıdır. Hatta çene kavislerinin gelişiminde, çok hafif olmak şartıyla, diş aşınmalarının da rolü olduğunu söylemek mümkündür.

Sistemik nedenler, bağırsak parazitleri, beslenme yetersizlikleri, alerjiler, hormonal bozukluklar, üriner hiperasidite

Psikolojik nedenler, artmış stress, yeni kardeş sıkıntısı, okul stresi, aile içi sıkıntılar ve kişilik bozuklukları olabilmektedir.

Ayrıca astım ve üst solunum yolu enfeksiyonları gibi solunum rahatsızlığı olan çocukların %62,5’inde diş gıcırdatma alışkanlığı olduğu tespit edilmiştir.

Çocuklarda diş gıcırdatma tedavisi;

Bruksizm olgusunda tedaviye basit ölçümlerle başlanır.

  • Dişlerdeki düzensizlikler belirlenir ve gerekliyse dengelenir.
  • Sistemik problem varlığında ilgili tıbbi dala yönlendirilebilir.
  • Bu iki aşama ile birlikte, dişleri korumak ve alışkanlığı bıraktırmak için plastik materyalden ağız koruyucu aparey yapılabilmektedir.
  • Diş aşınmalarının çok ileri olduğu durumlarda, dişin içinde bulunan damar-sinir kısmının açığa çıkmasını önlemek, diş hassasiyetinin giderilmesi ve dikey boyut kaybını önlemek için çocuklara özel kuronlar dişlere uygulanabilir.